Teknoloji, seyahat, kelimeler
Globalistan - "Condofornia vs Slumistan" : the future now revolves around the tension between gated communities and unruly slums.
Brezilya ve Mısır''dan sonra bu ayrımı çok daha benimsiyorum. Türkiye'deki gayrimenkul projelerinin sunumları bizdeki durumun da benzerliğini hatırlatıyor.
Blog lafının dilimizi kirleten kelimelerden biri olmaması için epeydir uğraşıyorum ve günlük ile karşılamaya çalışıyorum ama maalesef bu salak kelime (web log'tan kesip biçilerek uydurulan) de dilimize girecek çünkü Türk medyası dilini seven korumaya özen gösteren bir yapıda değil. Bunlar aklıma Ahmedinejad'ın günlüğü yüzünden aklıma geldi. Bu haberi veren Türk mecrası blog deyip parantez içinde günlük demeyi tercih etti. Sanki okuyucusu yıllardır blog la yaşıyormuş gibi. Halbuki web günlüğü uygulamaları ile halkı tanıştırmak için çok iyi bir fırsattı.
İranlılar blog için "şahsi yadedan " demişler. Yad etmekten geldiği ve günlük anlamına geldiği açık. Hoşuma gitti. Şimdi Sezer'in günlüğünü beklemek lazım. İnşallah günlük der.
Herald Tribune'de ilginç bir yazı buldum.
Language: The moving parts of speech |
| Ben Yagoda The New York Times SUNDAY, JULY 9, 2006 Published: July 9, 2006 |
|
The notion of dividing words into discrete parts of speech is generally credited to the ancient Greek grammarian Dionysius Thrax. For a long time, the idea was pretty much universally accepted. Eventually, grand claims were made for it. The anonymous author of the 1733 book "The English Accidence" called the parts of speech "the foundation upon which the beautiful fabrick of the language stands."
The notion of dividing words into discrete parts of speech is generally credited to the ancient Greek grammarian Dionysius Thrax. For a long time, the idea was pretty much universally accepted. Eventually, grand claims were made for it. The anonymous author of the 1733 book "The English Accidence" called the parts of speech "the foundation upon which the beautiful fabrick of the language stands."
|
Aslında bu burç işinden hiç anlamam ve inanmam ama falcıların betimleme yeteneği, birbirine benzer durum/kişilik/beklenti vb yi çok farklı kelimelerle sunabilmeleri hep dikkatimi çeker. Mikail'den bunu zenginleştirecek bir e-posta geldi: Hoş bu araştırmanın bir Rus tarafından yapılması da bir başka ilginçlik.
İşte Türk astrolojisine göre burçlar:
"TORUK (21 Mart-31 Mart): İrade sahibi, gururlu, şerefli, iyi yüreklidir. İyi bir yöneticidir.
HIMMIY (1 Nisan-10 Nisan): İyimser, idealist, romantiktir.
HUTTUS (11 Nisan-20 Nisan): Hassas, mantıklı, dürüst, kıskanç ve irade sahibidir.
HUNTA (21 Nisan-30 Nisan): İnatçı, zevk sahibi, kırılgan ve duygusaldır.
ÇOLPANCI (1 Mayıs-10 Mayıs): Duygu tutsağıdır. Çocuk ruhlu temiz kalpli ve sadıktır.
KÖLKÖL (11 Mayıs-21 Mayıs): Enerji dolu, aşkta şahane, kahraman yapılı ve iktidarcıdır.
ÇAMAY (22 Mayıs-31 Mayıs): Mantıklı, temiz ahlaklı, idealist, fikirde önder, yeteneklidir.
KÜYLÜ (1 Haziran-10 Haziran): Düzeni sever. Güç sembolüdür. İhaneti kabul etmez.
KUŞMUŞ (11 Haziran-21 Haziran): Mantıklı, parlak, iyimser, eleştirici, şen ve şanslıdır.
SEZGEK (22 Haziran-30 Haziran): Mızmız, tatlı dilli, içine kapanık, inatçı, yetenekli, şendir.
KUŞDÜGER (1 Temmuz-11 Temmuz): Duyguları mantığından üstündür. Yemeği sever; sanata ve siyasete yeteneklidir.
GONDARAY (12 Temmuz-22 Temmuz): İyi bir hafızaya sahiptir, his dünyası zengindir.
ÖTGÜR (23 Temmuz-31 Temmuz): Zeki, gururlu, çekicidir. Maddi problemlerini büyütür.
KÜSÜMMÜ (1 Ağustos-12 Ağustos): Dedikoduyu, işte önder ve bir numara olmayı sever.
KÜNLÜ (13 Ağustos-23 Ağustos): Duygusal, gururlu ve aşkta önderdir. Psikolojiye meraklıdır.
SINÇIMA (24 Ağustos-1 Eylül): Şerefli, dürüst, insancıl, yaratıcı, zeki ve otoriterdir.
ATÇAK (2 Eylül-13 Eylül): İyimserdir ama depresyona da müsaittir. Gururlu ve hassastır.
KILLI (14 Eylül-23 Eylül): Otoriter, gururlu, sabit fikirli, süper zekalı ve insancıldır.
CANAKKI (24 Eylül-3 Ekim): Sorumluluk taşır. Yetersizlik kompleksi vardır. Gösterişi sever.
BAN (4 Ekim-12 Ekim): Duygusaldır, zor işte arkaya bakmaz. Aşk tutsağıdır.
CEMİŞ (13 Ekim-23 Ekim): Altıncı hissi kuvvetlidir. Uygun zamanı seçmekte üstüne yoktur.
BATIK (24 Ekim-1 Kasım): Çift karakterli, cesur, gaddar, önderdir. Mükemmel arkadaştır.
HIRTLI (2 Kasım-12 Kasım): Çabuk karar verir ve kararlarını bozmaz. Suç komplekslidir.
TUTAMIŞ (13 Kasım-22 Kasım): Dinci, idealist, değişkendir.Mistik konulara meraklıdır.
USLU (23 Kasım-2 Aralık): Objektiftir. Hoşgörülü, gözlemci, otoriter bir yapısı vardır.
KUTAS (3 Aralık-12 Aralık): Mistik, sabit fikirli ve kıskançtır. Anlaşılamaz huylara sahiptir.
TUSANAK (13 Aralık-21 Aralık): Güçlü bir karakteri vardır. İktidarcıdır. Emir vermeyi sever.
TUTAR (22 Aralık-1 Ocak): Zor durumlardan kolayca çıkar. Sık küser. Arkadaşı azdır.
BEÇEL (2 Ocak-12 Ocak): Karamsardır. Dışı ve içi farklıdır. Kötülüğün karşısında zayıftır.
PIRSIUAY (13 Ocak-20 Ocak): Geniş bir mantığa sahiptir. Uzun yaşar. Şan sever.
BALAUZ (21 Ocak-1 Şubat): Mantıklı, gaddar, önder ve dehadır. Bilim adamı olabilir.
CANTAY (2 Şubat-10 Şubat): Titiz, mantıklı, zekidir. Astronomiyle ilgilidir.
ERGÜR (11 Şubat-18 Şubat): Aşkta hayalcidir. Önder fikirleri vardır. Psikolojisi hassastır.
SÖNEGEY (19 Şubat-28/29 Şubat): Dengesizdir. Çekici, gizemli, kurnaz, nazik ama serttir.
CANNAN (1 Mart- 9 Mart): İyi yürekli, tatlı dilli, zarif ve hüzünlüdür. Başkalarına baskı yapabilir. Mistik ve pratik hayat arasında bocalar.
ŞATIK (10 Mart-20 Mart): Sanatkar, özgür, depresif ve şehvet düşkünüdür. Rahatsız bir ruha sahiptir. Sinir hastalıklarına yakalanabilir".
Bazı haber/maç/belgesel vb sunucularının İngilizce dışındaki yabancı isimlerin telaffuzu konusundaki özensizlikleri çok dikkat çekici. Angela Merkel'i İngilizce gibi okuyan mı istersin, kırk yıllık Halid'i Khaled diye okuyan mı istersin özensizlik had safhada. Bunun ne kadarı cehalet (birisi Tucson'u 'taksın' gibi okumuştu) ne kadarı kompleks (kendi adını İngilizler gibi telaffuz etmeye çalışanlar bile gördüm) bilmiyorum.
Bunları bana Slate dergisindeki explainer köşesi hatırlattı. Ebu Gureyb hapishanesinin nasıl telaffuz edileceğini tartıştıktan sonra bir de bir Arab'a okutturdukları ses kaydını eklemişler.
Not: Bu makalelerden bir süre sonra da ibn, bin ve ebu eklerinin açıklandığı bir yazı yayınladılar